31 Mayıs 2017 Çarşamba

Kitab-ül Hiyel / İhsan Oktay Anar | Kitap Yorumu


Kitab-ül Hiyel

İhsan Oktay Anar

1996

"Oysa zayıflık denen şey hayat, iktidar ise ölüm değil miydi?"


Ayın son gününden son yorum yazısıyla herkese merhaba!

İhsan Oktay Anar ile yine bu ayın başında okuduğum Puslu Kıtalar Atlası kitabıyla tanışmıştım. Zaten bu kitap yazarın yayınlanmış ilk eseriydi. Bu romanla birlikte Anar, kalemine, hayal gücüne hayran kaldığım bir yazar olmuştu.

Diğer kitaplarını da okumak için can atıyordum ve beklemeden aynı ay içinde bir kitabını daha okudum : Kitab-ül Hiyel.

Adından ve kapaktaki resimden çok ağır geleceğini düşündüğüm bir kitap olmuştu. Osmanlıca kelimelerle boğulacağım, yoğun mekan tasvirleriyle sıkılacağım sanmıştım ama çok yanılmışım.

Kitabın konusundan bahsetmek gerçekten çok zor fakat şöyle söyleyeyim; Osmanlı döneminde yaşamış üç hiyelkar, yani mucitin menkıbelere dayanan hikayelerini okuyoruz. Farklı hikayeler oldukları sanılmasın bu üç mucit birbirlerinin yerini devralıp bir nesil boyunca yeni icatların peşinde koşuyorlar. 

Kitabı okuyanlar benim bu konu özetimi gerçekten sığ bulacaklardır.

Puslu Kıtalar Atlası'nı okuyanlar bilir, bu kitapta da tıpkı ondaki gibi karmaşık bir giriş var. Yani ben okumaya başladığımda anlamakta gerçekten zorlandım. Hatta, yine Puslu Kıtalar Atlası'nda da yaşadığım gibi, okumayı bırakma eşiğine bile geldim. Endişelerim boşa çıktı ve kitap daha sonra açıldı, kendisini okuttu ve yine hayretler içinde bıraktı beni.

Kitapta hiyelkarların tasarladığı icatların detaylı çizimleri mevcut. Ben bunları incelemedim fazla, çünkü yeterince açıklama ve betimleme mevcuttu. Okurken zihnimde canlandırmayı daha çok tercih ettim diyebiliriz. Fakat bu tür çizimleri incelemekten hoşlanıyorsanız kitaptan gerçekten çok zevk alabilirsiniz.

Kurgudaki esinlenmeler, göndermeler, anekdotlar o kadar ince işlenmiş ki daha sonra kitap hakkındaki yorumları okurken fark ettiklerim de oldu ve kendi kendime kim bilir daha neleri kaçırmışımdır diye sordum. 

Ana fikir ise en çok hoşuma giden şey oldu kitaptaki. Sonu gerçekten memnun ediciydi. 

Kısacası bu kitap bu ay okuduğum en güzel kitaplar arasındaydı. 

Puslu Kıtalar Atlası'nı okuyup da çok sevdiyseniz Kitab-ül Hiyel'i de okumalısınız mutlaka! 

Puslu Kıtalar Atlası'ı hakkındaki düşüncelerimi buradan okuyabilirsiniz.


Siz Kitab-ül Hiyel'i okudunuz mu?

Hakkında neler düşünüyorsunuz?

Benimle paylaşın!



6 yorum:

  1. Ben de bu ara kitap okumayı azalttım.Hemen kendimi düzene sokmalıyım.Teşekkürler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da biraz finaller engel oluyor ama bitti sayılır :') Ben teşekkür ederim :')

      Sil
  2. Puslu Kıtalar Atlası'nı yine senin önerinle okuyup sevmiştim. Bu kitabı da merak ediyorum ama kapağı beni biraz ürküttü açıkçası. Ama yorumunla içim rahatladı. Belki ben de yakında okurum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ürkütmesin, pek hatta hiç alakası yok. Beğeneceğini umuyorum :')

      Sil
  3. Sanırım artık İhsan Oktay Anar'la tanışma zamanım geldi :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de Şule abla, Puslu Kıtalar Atlası'nı şiddetle tavsiye ediyorum :D

      Sil