21 Mayıs 2016 Cumartesi

Emma / Jane Austen | Kitap Yorumu


EMMA

Yazarı : Jane Austen
Çevirmeni : Nihal Yeğinobalı
Yayım Yılı : 1815
Türü : Dünya Klasiği


Puanım : 3/5

2016 Klasik Kitap Okuma Maratonu (Yabancı) > 5/12






Uzun zamandır kitap yorumu yapmayan Muggle.. :/

En son 1984'ün yorumunu yazmıştım bloga ve o da mayıs ayının ilk haftasıydı sanırım. Sonrasında Shakespeare'den bir oyun okudum, 1984'den sonra kafamı dağıtmak adına. Sıra ayın klasiğine geldiğinde olmam gerekenden daha az hevesliydim aslında. Emma'yı okumayı uzun zamandır tasarlıyordum kafamda ama öyle çok büyük beklentiler içerisinde değildim. Neyse ki değilmişim, yoksa kitaptan bu aldığım kadar bile zevk alamazdım, yazık olurdu. 


Okumaya başlamadan önce şöyle yorumlarına bir göz gezdirdim çünkü okumaktan her an vazgeçecek vaziyetteydim. Bir teşviğe ihtiyacım vardı çünkü, kitaba şöyle bir başladığımda girişin çok da vurucu olmadığını gördüm ve nedense okuma isteğim biraz kaçtı ister istemez. 


Neyse, güzel yorumlar gördüm, hatta bir bloggerın okuduğu en güzel klasiğin Emma olduğunu okudum. Dedim ki oku gitsin, ne de olsa hiçbir şey beklemiyorum kitaptan, hiç olmazsa hayal kırıklığına uğramam.


Aslında düşüncem, Bronte'nin kitaplarını bitirip sonra Austen'e geçmekti ama Gurur ve Önyargı'yla zaten bu planımı rafa kaldırmış oldum. Gurur ve Önyargı'dan beklediğimi alamayınca dedim ki yazarı eleştirmeden bir kitabını daha okuyayım. Emma'yı da Gurur ve Önyargı'dan daha çok merak ediyordum aslında. Sebebi yazarın bu kitabına 'en sevdiğim kitabım' demesi, kitabın pek bilinmemesine rağmen okuyanların çok beğenmesi ve isminin Emma olmasıydı - Emma benim en sevdiğim isimdir. 


Hala yazar hakkında bir fikir sahibi olabildiğimi düşünmüyorum aslında. Her iki kitap da evlilik konusu etrafında dönüyordu ki bu benim çok da hoşuma gitmiyor. Yine de Austen'in hala okunmaya değer kitapları var ve onları da okuyacağım mutlaka, kitaba üç puan vermiş olmam yazarı gözümden düşürdüğüm anlamına gelmiyor.


Kitabın konusu kısaca şöyle;


Emma, yirmi yaşında, şımartılarak büyümüş ve en büyük kusuru gurur ve kendini beğenmişlik olan bir kızdır. Ablasının, daha sonra da mürebbiyesi Bayan Taylor'ın evliliğinden sonra Hartfield Malikanesi'nde babasıyla yalnız kalmıştır. En sevdiği uğraş çöpçatanlıktır, insanları birbirine yakıştırmaktan ve aralarını yapmaktan büyük zevk alır. İş kendisine geldiğindeyse, asla evlenmeyeceğini söylemektedir. 


Bence kitabın adı, Avuntu ya da ne bileyim Büyük Pişmanlıklar olsa hiç yadırgamazdım herhalde :D


İşin şakası bir yana kitaptaki bu çöpçatanlık olayı çok eğlendirdi beni aslında. Sadece devamlı kim kiminle nişanlanmış, kim kime gönlünü kaptırmış konuları pek ilgilendirmiyor beni, kitapta sıkıldığım da bu oldu yüzden.


Bu arada kitabı çok uzun sürede bitirdiğime de değineyim. Neredeyse iki haftada okudum romanı ve okuma bunalımının dibine vurdum. Doğru dürüst oturup okuyamadım kitabı, hep toplu taşımada, makarna suyunun kaynamasını beklerken, ne bileyim işte, dizi inerken filan okudum. Kitaba yapılan haksızlıktı belki çünkü sıkıcı değildi o kadar. Ama çok da merak ettirmedi beni açıkçası. Merak unsuru eksikliği vardı bana göre kitapta.


Bir an kitap bitmeyecek sandım gerçekten ve korktum ciddi ciddi. Sonra kitabı kal-u beladan beri okuyormuşum gibi geldi, bundan önce kitap okumuyormuşum gibi ve bu kitabı bitirince ölecekmişim gibi. O duyguyu anladınız değil mi :D BİTMİYORDU YANİ KİTAP!


Neyse, Emma ne çok sevdiğim ne de hiç beğendiğim bir kitap oldu. Ama şu da var ki ben bu kitabı tavsiye edeceğimi sanmıyorum ne yalan söyleyeyim. Okuduğuma pişman filan da değilim, bazı yerleri cidden hoşuma gitti ama dediğim gibi çok da aman aman bir klasik değildi bence. 



...

Siz Emma'yı okudunuz mu?
Hakkında neler düşünüyorsunuz?
Benimle paylaşın!

24 yorum:

  1. Jane Austen kitaplarını topluyorum ama henüz Emma yok bende :D Yazarı çok seviyorum, biliyorsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveet, bilmez miyim :D Sen seversin ama bence Emma'yı ^.^

      Sil
  2. Tüh ya Austen ile yıldızın barışmadı pek üzüldüm doğrusu. Kitaplarında hep bir evlilik söz konusu ama o zamanı düşünürsek yazdığı kadın karakterler özellikle de Elizabeth epey güçlü bir karakter.
    Tabi renkler ve zevkler sonuçta :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yazıldığı zamanı düşünürsek doğru söylüyorsun..Elizabeth evet çok beğendiğim bir karakter olmuştu, aynı şekilde Emma karakteri de hoşuma gitti aslında.. :')

      Sil
  3. Emma kitabını okumadım ama geçenlerde Gurur ve Önyargı kitabı geçti elime, İzmit fuarından. Onu okumayı düşünüyorum bir süre sonra.
    O duyguyu da çok iyi anladım. Bir kaç kitapta yaşamıştım aynı şeyleri. İşkence gibi geliyor gerçekten.
    Kitabı okur muyum bilmiyorum ama yazı keyifliydi.
    Teşekkürler, emeğinize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gurur ve Önyargı'dan edindiğiniz izlenimlere göre Emma'yı ya beğenirsiniz ya da benim gibi arada kalıp çok da beğenmezsiniz diye düşünüyorum.. Bakalım ne olacak :D Teşekkürlerr :')

      Sil
  4. Ah gözde! Bana sorma klasikleri biliyorsun gözümdeki yerini 😂😂😂
    Ben senin yorumlamani seviyorum 😉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahhha evet biliyorum yaa :D Teşekkürler canımcıımm ^.^

      Sil
  5. Mövzu olaraq ilk kitabına bənzəyib, yenə insanları evləndirməyə çalışıb özü o qədər də evlilik istəməyən bir qız və yenə də qürurlu biri. Sayəndə kitaba başlamamlı olduğumu anladım. Çünki mən də mövzunun tam olaraq evliliyə çox bağlanmasını sevmirəm. :) Maraqlı yazı idi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen ya pek ilgimi çekmiyor benim de :D Teşekkür ederiimmm ^,^

      Sil
  6. Emma'yı üniversitede okumuştum. Aklımda çok detay kalmamış. Benim de çok sevdiğim bir kitap olmadı ama BBC'nin çektiği 4 bölümlük bir Emma dizisi var. Onu mutlaka izle. Ben bayılmıştım. Başroldeki oyuncuların performansı ve elektriği çok iyiydi. Kitaba göre diziden daha çok zevk aldım diyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diziyi duymuştum ama güzel olduğunu bilmiyordum, sen tavsiye ediyorsan izlerim mutlaka :')

      Sil
  7. Gurur ve önyargıyı ortaokul zamanın da okumuştum ve çok beğenmiştim. Emma' yı da hemen sonrasında okumuştum. Jane Austen en sevdiğim yazarlardan biridir. Aslına bakarsanız kızımın 14-15 yaşlarına gelip bu kitapları okumasını heyecanla bekliyordum. Ama şimdi anladım ki kuşak farkı nedeni ile benim aldığım keyfi alamayacak sanırım :-))
    Neyse ben yine de çok seviyorum :-)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence tamamen zevk meselesi aslında, çünkü Austen'den bir sonraki dönemde yaşamış olan Bronte kardeşlerin kitaplarını çok seviyorum.. Belki de dediğiniz gibi kuşak farkı etkili olur ama kim bilir belki de okuyup bu eserleri çok sever kızınız, dediğim gibi zevk meselesi :') Yorumunuz için teşekkürler :)

      Sil
  8. filmi deee güzeeel kitabı daaa. austen bayılırııım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmini izlemedim henüz ama izliyceem kesin :D

      Sil
  9. Senin yazın da benim için iyi bir itekleme oldu gibi.:D Böyle beni çok da sıkmayacak bir klasik okumak istiyorum bu aralar. Bence Jane Austen'ın her kitabında (en azında Gurur ve Önyargı'yla Akıl ve Tutku'da öyleydi) aşk ve evlilik temalarını işlemesinin temel nedeni, kendi aşkını yaşayamaması. O yüzden onun naif dilini çok seviyorum. Normalde her şeyin evliliğe bağlanmasından nefret ederim ve yazarın da odak noktası bu konu ama eserlerinde kendi mizacına da yer vermesi çok hoşuma gidiyor. Hayatını ve yaşayamadığı aşkını öğrenmeseydim, sanırım kitaplarını bu kadar severek okumazdım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Austen'in, Charlotte Bronte'ye nazaran daha kapalı bir hayat yaşadığı doğru. Ben de okuyunca çok şaşırmıştım çünkü dediğin gibi kitaplarındaki, en azından iki kitabında okuduğum mizah gayet yerindeydi. Aslında eğlenceli de bir insan bence Jane Austen ama ben kendimi sanki Bronte ve Austen'i karşılaştırmaya odaklandığım için zevk alamıyorum büyük ihtimalle. Çünkü romanlarındaki çıkış noktası birbirinin tam zıddı. Austen kendi yaşayamadığı şeyleri yazıya dökerken, Bronte yaşamış olduğu, tecrübe ettiği şeylerden yola çıkarak oluşturuyor kurgularını. Benim de böylesi daha çok hoşuma gidiyor sanırım. Ama tabii ki Austen çok çok büyük bir yazar, sadece bana pek hitap etmiyor ne yazık ki :/

      Sil
    2. Charlotte Bronte'nin Uğultulu Tepeleri'ni okuyup bayılmıştım. Ama Austen ne kadar toz pembe bir kurgu oluşturuyorsa, Bronte daha karanlık geldi bana. Ama yine de ikisi de tartışmasız büyük yazarlar. Hele ki yaşadıkları dönemi göz önüne alırsak takdire şayanlar.:)

      Sil
    3. Aslında Uğultulu Tepeler'in yazarı küçük Bronte kardeş, Emily Bronte yani. Haklısın, Uğultulu Tepeler'in çok karamsar bir atmosferi var. Ama kardeş olmalarına rağmen Charlotte'ın dili daha eğlencelidir. Ayrıca kitaplarında aşkın yanında gizemi de çok güzel işler ve okuyucuyu dibine kadar meraklandırır. Charlotte Bronte hiç okumadıysan bile Jane Eyre'i okumakta hiç zorlanmayacaksın, sıkılma açısından diyorum yani. :')

      Sil
  10. Ve yazarın devamını okumamla hevesim kırılır. -,- Makarna suyunun kaynaması kısmına epey güldüm. O kadar mı sıkıcı ya. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şöyle söyleyeyim, Gurur ve Önyargı'yı çok sevenlerdeysen, Emma'yı da seversin :D

      Sil
    2. acaba emma'nın kitabı ve filmi arasındaki farklılıkları söyleyebilir misiniz ?

      Sil
    3. Ne yazık ki filmini izlemediğim için bir yorum yapamayacağım :/

      Sil