14 Nisan 2016 Perşembe

Kadının Adı Yok / Duygu Asena | Kitap Yorumu


Kadının Adı Yok
Yazarı : Duygu Asena
Türü : Dram
Yayım Yılı : 1983
Puanım : 4/5

...

Kadının Adı Yok, Türkiye'de büyük yankılar uyandırmış bir kitap. Hatta edebiyatımızda yasaklanan kitaplar arasına girmiş bir eser. 

Tabii ben bunları kitabı okumadan bilmiyordum. 

Kadının Adı Yok'u bahar şenliği için, okumadığım bir yerli, kadın yazardan kitap okumam gerektiği için seçmiştim. Yazarı babamın tavsiyesiyle tanıdım hatta, Duygu Asena'dan bir habermişim meğer...

Kadının Adı Yok, Duygu Asena'nın yazdığı ilk kitapmış bu arada, ilk kitaptan bu kadar etki bırakabilmesini de takdir ettim ayrıca. Bir de ilk kitabı için böylesine eleştirel bir kitap yazmak, özellikle de bizim ülkemizde yürek istiyor bence. Bir de yayımlandığı dönemi düşünürsek yazar gerçekten de çok cesurmuş bence.




Kitabın konusu kısaca bir kadın karakterin çocukluğundan yetişkinliğine, kadın olduğu için yaşadığı sorunları anlatıyor, biyografi tadında gibi biraz ama çok akıcı. 

Akıcı olmasının sebebi sanırım anlatılanların çok fazla gerçek olması. Okurken devamlı okuduklarımın ülkemizde kim bilir kaç tane kadının başına geldiğini düşündüm. 

Kahramanın adı yok, bu küçük detay çok hoşuma gitti. Çünkü aslında kitaptaki kadın kahraman, onun gibi kadınları temsil eden bir tipti, öyle olması düşünülmüştü bence. Bir sembol olarak yaratılmıştı yazar tarafından. 

Kız çocuklarına, genç kızlara aileleri tarafından uygulanan baskının hiçbir işe yaramadığını görüyoruz ve gerçekten de öyle değil mi ama? Bu tavrın tamamen ters teptiğini anlayamıyor bazı ebeveynler. Yasaklanan şeylerin daha cazip geldiğini hepimiz bilmiyor muyuz sanki. 

Etrafımda da birkaç örneği var bu durumun. Çok üzücü ama bir gerçek ne yazık ki. 




Kadına yaklaşımı, ön yargıları, tabuları çok güzel yansıtmış, çok güzel eleştirmiş yazar. Okurken çoğu zaman durup durup annemle, babamla tartıştım olayları, düşünceleri. Kitap gerçekten insanı içindeki durumları konuşmaya, sorgulamaya, sorgulatmaya itiyordu çünkü.

Akılda kalıcı çok fazla diyalog vardı. Evlilik hakkındaki düşünceleri çok karamsar ve olumsuz buldum. Kahraman bir tip olduğu için her alanda en kötüsünü yaşaması gerekiyordu, belki de o yüzden kitaba böylesine bir dram, iç karartıcı bir hava hakimdi. Kadının her alanda yaşadığı sorunlar anlatılmak istendiği için evlilikten tutun, çalışma ortamına, hamilelik, annelik kavramı gibi konularda kadınların bunalımına değiniliyordu.

Özellikle üzerinde durulan konuysa, benim anladığım kadarıysa, özgürlüktü. Kadının özgürlüğünü sağlayan temel şey; ekonomik özgürlük. Bir kadının ayaklarının üzerinde durabilmesinin en temel gereksinimi, birine ekonomik yönden bağımlı olmamak. 



Yazarın çok sağlam mesajlar verdiğini düşünüyorum ben. Erkek düşmanlığı olarak görenler varmış kitaptaki düşünceleri. Eleştirilen şeylerin neden böyle yorumlandığını anlamıyorum. Kadınların güçlü olması, birine bağımlı olmaması gerektiğini savunan biri neden erkek düşmanı olsun ki? 

Ayrıca yasaklanmasının sebebi olan müstehcenlikle ben pek bir alaka göremedim açıkçası. Öyle çok abartılı sahneleri yoktu kitabın, ağır küfürler, argo da çok değildi. Yasaklanmasının asıl sebebinin bunlar olduğunu da düşünmüyorum ben doğrusu...

Kitabı, "Henüz okumadığım yerli kadın bir yazar" kategorisine yazmıştım ama okuduktan sonra, "Kadın temalı bir kitap" kategorisine daha çok uyduğunu fark ettim. Eğer o kategoriniz hala boşsa hiç düşünmeden Kadının Adı Yok'u yazın oraya. :)


Her kadının, her erkeğin okuması gereken bir kitap bence. Hala okumadıysanız listenize mutlaka ekleyin derim. 

Okuyun, okutun..



ALINTILAR


"Ben sadece kendim olmak istiyorum. Kendi adımla anılmak..."


"Annem biraz üzülüyor kırıklarım için ama babam hiç oralı değil. 'Bunlar kız çocuğu, önemli değil.' diyor."


"Ailesi o kadar tutucu ki ekmek almaya bile göndermezler onu..."


"Şu anda Atıf ne yapıyor acaba?"


"İşte, birazdan benimsin."


"'Öğrettin mi anne?' diye bağırdım. ' Tek bir şey, gebelikten korunmayı bile öğrettin mi? Evde cin diyemezdik, cinselliği anımsatır diye... Yasakladınız da yapmadık mı sanki? Babam evdeyken arka balkondan eve sevgililerimizi almadık mı? Gece dışarı göndermediniz de gündüz sevişmedik mi sanki. Kız arkadaşlarımızın kapısına bıraktınız, kapısından aldınız da kaçıp kaçıp flörtlerimizle buluşmadık mı sanki. Öğretmediniz de ne oldu ha ne oldu? Çektiğimiz her türlü acının içinde sizin de payınız var. Gözyaşlarımızın her damlası sizin yüzünüzden akıyor."

"Kadının en kutsal ve tek görevi analıktır. Ancak ana olamayan kadınlar eksikliklerini telafi etmek için kendilerini yücelmek isteyip iş hayatına atılır ve erkekle aşık atmaya kalkarlar. Hele bu kadınlar erkeklerde olan fazlalığın, penisin, kendilerinde olmadığını öğrendikten sonra bu kıskançlığı içlerinden atamazlarsa hep bir eksiklik duygusuyla kendilerini göstermek için uğraşırlar. İş yaşamı onlar için güzel bir fırsattır ve işte bu yüzden  erkeklerle yarışır dururlar. Bilim adamları bile böyle söylememiş mi?" ( Freud'a itafen böyle söylüyor. Merak edenler için; Penis Kıskançlığı )


"Dostluk da saygı da eşitlikle olur. Anlamıyor musunuz, eşitliğin olmadığı yerde ikisi de yok."



Bu arada dayanamadım, bir örnek teşkil etmesi için paylaşayım şu mütüş fotoğrafı dedim.. Çıkarılacak sonuç; feministler harika görünürler. ^.^


"İşte bir Feminist böyle görünür."

...

Siz Kadının Adı Yok'u okudunuz mu?
Hakkında neler düşünüyorsunuz?
Benimle paylaşın!!


12 yorum:

  1. Okuyabileceğim bir kitap gibi duruyor. Açıkçası bu güne kadar hakkında hiç bir şey duymamıştım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen ben de yeni tanıdım yazarı.. Tereddüt etmedim de değil hiç duymadığım için ama endişelerimi boş çıkardı neyse ki.. :')

      Sil
  2. Yine çok güzel yorumlamışsın.Bende okumak istiyorum ama liste öyle kabarık ki kafam karıştı.
    Yine de listeme ekledim :) Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Off o kitap listeleri hiç kısalmıyor zaten -_- Aklına esince okursun, zaten çabucak okunan bir kitap ^.^ Çook teşekkür ederimm :')

      Sil
  3. ben de sarsıcı bulmuştun bu kitabı okurken. Kadın dediğin... diye başlayan bir sürü cümleyle nasıl zincirlendiğimizi. Doğduğumuz andan itibaren nasıl bir kalıbın içinde kalmaya zorlandığımızı çok etkili anlatmış Duygu Asena. Bence ülkemizde kadınların özgürlük mücadelesinde yeri büyük...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de, kesinlikle katılıyorum söylediklerine.. Okunduğunda insanların düşüncelerinde mutlaka bir fark yaratacağını düşünüyorum.. :')

      Sil
  4. Yasaklı kitaplar bile yasak olduğu için cazip gelmiyor mu?
    Kalemine sağlık, sen de çok akıcı yazıyorsun... Ben de hiç okumadım desem yeridir, yerli, bayan falan :D
    Güzel kritik etmişsin, tavsiyeni dikkate alacağım Gözde!

    Sevgilerle Kore Fenomeni ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle iştee! Ben de çok seyrek okuyorum ama neyse ki güzel eserlere denk geliyorum okuduğumda da :D Çok teşekkür ederimmm ^.^

      Sil
  5. Duygu Asena'yı ben de ilk kez bu sene okudum. Değişen Bir Şey Yok kitabında kadın haklarıyla ilgili gazetede yazdığı yazılar vardı. Hepsini beğenerek okudum. Bu kitap da senin anlattığın kadarıyla çok hoşuma gitti. Okuma listeme aldım :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişen Bir Şey Yok, geçen gün kitap bakarken elime geldi, açıp inceledim biraz.. Onu da okumak istiyordum, şimdi sen de beğendiğini söylüyorsan kesin okurum artık :D Umarım Kadının Adı Yok'u da beğenirsin.. ^,^

      Sil
  6. Gözde çok güzel anlatmışsıın, kitaba bayıldım. Hemen okumak istedim hatta :D Tabii erkeklere de okutmak gerek ki görsünler. Benedict mükemmel bu arada, fotoğrafla da kanıtlandı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım sen de okuyup benim kadar çok seversin kitabı, yorumunu çok merak ediyorumm ^.^ Aynen, bir kez daha hayran oldum kendisinee :')

      Sil